BBP, 12. Kurultayı genel başkan adayı, Cevdet Tellioğlu’nun, basın açıklaması.
Kamuoyunun Bilgisine
Malumunuz üzere geçtiğimiz Pazar günü BBP’nin, BBP 12.kurultayı gerçekleşti. Demokrasi şöleni ve kardeşçe kucaklaşmaların oluşacağını düşündüğüm;
TÜZÜĞE GÖRE ADAY OLMAMI SAĞLAYACAK, YETERLİ DELEGE İMZASI, ÜYELİĞİMİ İSPAT EDEN, NOTER TASTİKİ YAPILMIŞ BELGELER VE ADAYLIK MÜRACATI DİLEKÇEMİ, divana teslim etmek üzere, genel başkan aday adayı olarak, kongreye katıldım.
Salona girerken karşılaştığım saldırı ve bazı arkadaşlarımızın darp edilmesi sonucunda, yanımda kalan 15-20 kişi ile salona girdim.
Polis koruma ekibi etrafımızı sararak bizi oturacaklarını söyledikleri ve bizim bilmediğimiz tarafa doğru götürmeye başladı.
Emniyet mensuplarının korumasında, delege mahvili yanındaki koridora yöneldiğimizi fark ettiğimizde, polisin de yanımızdan ve arkamızdan ayrıldığı da görünce olayı anladım.
O anda, yüz kişinin üzerinde bir kalabalığın salon içerisinde hazır olduğunu, önceden emniyete bildirip önlem almalarını istediğimiz halde, bırakınız bizi bir yere götürmeyi etrafımızın boşaldığını ve güvenlik zafiyeti olduğunu fark ettiğimizde, uzun süreli, ağır fiziki saldırıya da uğramış olduk.
Bu ağır darp sonucunda, ambulanslara ve hastaneye kaldırılan kardeşlerimiz olmasına rağmen kalan on-on iki kardeşimle, salondan asla, çıkmadık.
Bu kez de saldırı devam etsin diye, divan başkanı, salondan çıkarılmamız için, konuşturulmamamız için, polisin daha sonra gelip bizi çevrelediği yerde kalmamız için, divan başkanı HADSİZ’e haddini bildirin içerikli kışkırtmalar yaparak saldırıyı devam ettirdi.
Kararları, adaylık başvuru dilekçesi, üyelik belgesi, 287 delege imzasını veremeyelim diye, sözde saldıranlardan korumak üzere, polis kordonu içinden çıkarmamaktı.
280 imzayı fark ettikleri için, avukatımın da teslim etmeye gittiği, üyelik evrakı, 280 imza ve genel başkan adaylığı dilekçesini, açıp okumaya bile gerek duymadan, “BEN ÜYE YAPTIM VE TÜZÜĞE GÖRE ÜYEDİR” diyen, üye olduğum, delege ve torbalı ilçe başkanını da, beni üye yaptığı için, darp ettiler.
Ardından geriye doğru geçerli olacağını söyledikleri tüzük değişikliği dahi hukuksuz olarak delegeye onaylatmaya kalktılar.
Hazirun cetvellerine gelmeyenlerin imzası da eklenerek, hukuksuzluğu reddedip çıkanların yerine de işlemle, böyle bir delege alanından 700’ü aşan oy aldığını belirttiler.
Kazandığımız kesin olan bu seçimi, zor ve hile ile, alperen kardeşlerimi ve öncü olarak da bir çapulcu sürüsünü kullanarak gasp ettiler.
Keşke bize saldıranlar, kimsenin çıkmasının yasak olduğu, polis ve divan korumasındaki, divan kürsüsü üzerinden, bizlere şişe atanların, Alperen olduğunu görmemiş olsaydım.
Keşke bize saldıranlar içerisinde, sadece çapulcular olsaydı da beni dahi oradan çıkamayacak hale getirselerdi. Getirselerdi de onların, şehit Muhsin Yazıcıoğlu davasına sadık zannettiğim Alperenlerden olduğunu, görmemiş olsaydım.
Keşke, emniyet, benim gibi yıllarını bu devlete ve bu millete ve bu davaya adamış bir kişinin dahi bildiği, basit emniyet tedbirlerini alıp da bizlere yapılan saldırıyı engelleseydi.
Allah’ın davasının davacısı olduğunu zannettiğim, Muhsin Yazıcıoğlu’nun Alperenleri’nin, sn. Destici’nin davası adına, hareketin lideri diye “şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nu unutup,” “hareketin lideri destici” diye sloganlar atarak,, bir kişinin “SADECE” adaylık belgelerini divana vermek istemesine karşı, bu adaletsizliği yapmamış olsaydı.
Bir dilekçeden bu kadar korkulmasının sebebini anlayamadım.
Alırsın dilekçeyi eksik bir şey varsa, bir tutanakla, mesela üye değilsin tüzüğün şu maddesine göre dersin, verirsin tutanağı biter.
Korku ne?
Korku şu, eğer dilekçe ve eklerini alırsa, tüzüğe göre üye olduğumuz, imzaların tam olduğu görülecek ve seçime girdiğimiz takdirde kazanacağımız netleşti.
Tekerlerine çomak sokulacağı, bireysel çıkarlarının sekteye uğrayacağı, BBP’nin asli kodlarına geri döndürüleceği anlaşıldığı için, bu KORKU ile kayıtlarla sabit, “üye değildir” tutanağı dahi oluşturmadılar.
Alperen gençliği için, tüm milletim için, şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun davası için, tüm dünya Mazlumları için Gerçekten Adriyatik’ten Çin Seddine Kaynaşmış bir Türk Dünyası için, şehidimin vasiyeti olan Büyük Birlik için, yaşamımın sonuna kadar, var gücümce, çalışacağım.
Bu vesile ile Büyük Birlik Partisi’nin getirildiği, sırtını erke yaslayarak, dava yerine sadece çıkarları önceleyen bu durumu, bu hukuksuzluğu reddediyorum.
Bu yapıyı, yeni eklenen tüzük maddesiyle, artık bu düzen içerisinde değiştirmemizin mümkün olmayacağının netleşmesiyle;
Bu yanlış düzene karşı durmaya, düzeltmek için çalışmaya devam etmek kaydı ile bu güne dek, gönüldaşı olduğum Büyük Birlik Partisi’nden, Alperen kardeşlerim ve dava büyüklerimden helallik isteyerek, dahli olanlara da hakkımı helal etmeyerek, şehidimin çizgisinden çıktığı için, mahkeme sonuçlarına göre, haklarımız baki kalmak kaydı ile gönül bağımız kalmamıştır.
Tüm Muhsin Yazıcıoğlu sevdalısı kardeşlerime, saygı ile duyurulur.
Cevdet Tellioğlu
BBP 12.Kurultay Genel Başkan Adayı